Robotic Bed – Erigo

İnme, travmatik beyin hasarı, omurilik yaralanması gibi kişinin yatağa bağımlı hale geldiği hastalıklarda hayati fonksiyonlar kontrol altına alındıktan sonra gecikmeden egzersiz hareketlerine başlanmalıdır. Robotik yatak Erigo erken dönem mobilizasyonu kolaylaştırıcı bir araçtır.

Hareketsizliğin Zararları

Hareketsiz kalmak kişinin esas hastalığına ek olarak pek çok başka sorunun gelişmesine yol açabilir. Yatak yaraları, eklem tutukluğu, kas erimesi, kemik erimesi, tansiyon düşüklüğü, dolaşım bozuklukları hareketsizliğe bağlı görülen önemli problemlerdir. Vücudumuz ve beynimizde genel olarak kullan ya da kaybet prensibi geçerlidir. Yani kullanılmayan kaslar eridiği gibi beynin vücudun o kısmını kontrol etmek için ayırdığı alan da küçülür.

Erken Dönemdeki Egzersizin Zorlukları

Kişiyi yatağa bağımlı kılan, yoğun bakım gerektiren hastalıklarda egzersize başlamak çeşitli güçlükler içermektedir. Kişiyi hemen ayağa kaldırmak mümkün olmayabilir, vücut ağırlığını desteklemek için bir veya daha fazla sağlık çalışanının fiziki yardımı gerekebilir. İş gücünün sınırlı olması, düşme ve ikincil travma gibi riskler erken dönem egzersizlerinin önündeki engellerdir.

Tilt Table

Hastaların tansiyonlarının düzene girmesine yardım etmek için geleneksel olarak tilt table denilen eğim açısı ayarlanabilen yataklar kullanılır. Bu yataklar herhangi bir hareket içermediği için kas iskelet sistemi ve dolaşım üzerine etkisi sınırlıdır.

Manuel Fizik Tedavi

Fizyoterapistin kol gücü ile hastaya yatakta yaptırdığı hareketler dik konuma gelmenin sağladığı avantajları içermez. Ayrıca terapi süresi sınırlıdır ve terapisti yıpratır.

Erigo ile Egzersize Erken Başlamanın Faydaları

Uzun süre yatış tansiyon düşüklüğüne neden olur. Hastanın dik konuma getirilmesi tansiyon düzenlenmesini kolaylaştırır. Erigo’nun yaptırdığı yürümeyi taklit eden bacak hareketleri kan dolaşımını arttırır. Kas hareketlerinin yarattığı pompa etkisi dik konuma gelince kişinin tansiyonunun düşme riskini azaltır.

Bağırsak hareketlerini hızlandırır.

Hareketlerin oluşturduğu duyusal uyarım beynin vücuda olan farkındalığını arttırır. Dik konuma gelen hasta çevresiyle daha fazla etkileşime girebilir.

Sağlam ve esnek tasarımı ile çok erken dönemden itibaren hastanın güvenli bir şekilde ve istenen yoğunlukta egzersiz yapmasını sağlar.

Yoğun bakım süresini kısaltır, fonksiyonel iyileşmeyi ve genel olarak rehabilitasyon verimini arttırır.

Fonksiyonel elektrik stimülasyonu ile kombine edilen Erigo robotik yatak kas erimesini önler.

Sonuç olarak Erigo robotik yatak klinik tecrübe ile teknolojinin bir araya gelerek yoğun bakımdaki akut dönem inme, beyin hasarı, omurilik felci ve diğer nedenlerle yatağa bağımlı hastaların ihtiyaç duyduğu fizik tedaviyi almalarına yardım eden bir araçtır.

Alter G – Yerçekimsiz Yürüme Bandı

Yürüme basit gibi görünse de zor bir iştir. Sağlıklıyken bunu neredeyse hiç düşünmeyiz. Sadece gitmek istediğimiz yeri belirler ve yürürüz. Oysa ufak bir rahatsızlık bile yürümeyi zorlaştırabilir. Ağır hastalıklar ise bizi günler ve haftalar boyunca yataktan kalkamaz hale getirebilir. Örneğin trafik kazası, spor yaralanması veya ortopedik bir ameliyat sonrası ağrı nedeniyle bacağımıza yük veremeyebiliriz. İnme, travmatik beyin hasarı gibi nörolojik sorunlarda ise kaslarımızı istediğimiz gibi kontrol edemeyiz ve vücudumuzdan gelen duyu sinyallerini algılamamız bozulabilir. Obezite gibi kronik sorunlar da hareketliliğimizi kısıtlayabilir.

Hareketsizliğe bir defa yakalanınca kendi kendini besleyen negatif bir döngü oluşur. Hareketsizlik kas erimesi ve kilo almaya yol açar, kaslar zayıflayıp vücut hantallaştıkça ise hareket etmek daha da güçleşir. Böyle durumdaki bir kişi keşke tüy kadar hafif olsaydım diye hayıflanabilir. Aslında bu mümkündür. Fizik tedavi ve rehabilitasyon bahsettiğimiz kısır döngüyü kırmanın çeşitli araçlarına sahiptir. Havuz içinde yapılan egzersizlerde vücut ağırlığını azaltmak için suyun kaldırma gücünden yararlanılır. Vücut ağırlığı destekli yürüme bandında askı sistemi kullanılır. Robotik dış iskelette ise yükü vücuda giyilen bir cihaz alır. Bunların yanında Alter G de yerçekiminin etkisini azaltmak için kullanılan yöntemlerden biridir.

Alter G Nedir?

Alter G Treadmill veya Türkçe ismi ile yerçekimsiz yürüme bandı ilk defa NASA astronotlarının eğitimleri için geliştirilen diferansiyel hava basıncı teknolojisini kullanan bir cihazdır. Bu cihazla yerçekiminin etkisi azaltılır, kişinin ağrısız şekilde harekete döndürülmesi sağlanır, iyilik hali ve performansı arttırılabilir. Alter G’de pozitif hava basıncı ile vücuda etki eden yerçekimi kuvveti azaltılır. Erken dönemde yürüme hareketlerine başlanabilir. Kişi düşme korkusundan kurtulur, dikkatini yürümeye verir. Hastanın kasları güçlendiği gibi kendine güveni yükselir. Alter G yerçekimsiz yürüme bandı ortopedik bir yaralanma veya ameliyat sonrası ağrı çeken hastalarda, inme, travmatik beyin hasarı gibi bir nörolojik sorunun iyileşme sürecindeki kişilerde, obezite gibi kronik hastalıklar nedeniyle yürüme güçlüğü çekenlerde kullanılabilir.

Alter G’nin Avantajları

  1. Vücut ağırlığının %100’ünden %20’sine kadar değişen bir aralıkta %1’lik hassasiyetle ayarlanmasına izin verir. Böylece düşük etkide, ağrısız egzersizler yapılabilir.
  2. Kullanılan teknoloji ile normal yürüme ve koşma biyomekaniği sağlanabilir. Yerçekimini azaltmak için kullanılan daha eski yöntemler olan su içi egzersizler (hidroterapi) ve askı sistemlerinden daha iyidir. Suyun gösterdiği direnç ve askı sisteminin kısıtlayıcılığı yürüme mekaniğini normale göre değiştirir.
  3. Yürüme verilerini gerçek zamanlı olarak sağlar, video ile monitörizasyon yapar. Kişinin canlı aldığı geri bildirim yürüyüşünü geliştirmesini hızlandırır.
  4. Düşmeye karşı koruyan güvenli bir ortam sağlar.
  5. Eklem hareket açıklığını arttırır, daha geniş hareketlere imkan sağlar, kaydedilen objektif parametrelerdeki iyileşme motivasyonu arttırır.
  6. Yürüme ve koşma başta olmak üzere denge, kuvvet ve dayanıklılığı arttıran egzersizler yapılabilir.
  7. Kullanımı kolaydır, hasta uyumu ve tedaviye devam oranı yüksektir.

Kullanıldığı Durumlar

Nörolojik Hastalıklar

İnme, travmatik beyin hasarı, kısmi (inkomplet) omurilik yaralanması, Parkinson hastalığı, serebral palsi ve diğer pek çok nörolojik sorunda kullanılabilir. Düşme riskinin olmadığı güvenli bir ortamda kişi ayakta durma ve yürüme gibi fonksiyonel aktiviteleri bol tekrarla yapabilir. 

Ortopedik Hastalıklar

Kırık, ön çapraz bağ tamiri, kalça ve diz eklem protezi, aşil yaralanması ve tamiri, menisküs tamiri ve daha pek çok ortopedik problem sonrası kullanılabilir. İyileşmekte olan hassas dokular korunarak harekete ve yük vermeye daha çabuk başlanabilir. Ağrısız egzersiz yapılabilir.

Obezite ve Kronik Hastalıklar

Diyabet, periferik arter hastalığı, romatizma, osteoartrit, obezite gibi hastalıklarda kullanılabilir. Kondüsyon eksikliği, obezite veya başka kısıtlayıcı faktörlerin egzersize başlamayı zorlaştırıcı etkisini azaltır. Kişi sağlıklı olmanın nasıl hissettirdiğini tecrübe eder. Uzun dönemli hedeflere ulaşabilmek için kademeli olarak yükün arttırıldığı bir eğitim programı yapılmasını sağlar. 

Memory Loss After Head Injury

Kafa travması nedeniyle beyin hasarı oluşan ve bu nedenle komaya giren kişiler, uyandıkları ilk günlerde hafıza kaybı yaşayabilir. Özellikle travmaya neden olan olay ve onun biraz öncesindeki kısa dönemli hafıza tamamen silinebilir. Hafıza kaybı dışında kişi nerede olduğunu bilemeyebilir, ajite olabilir, dürtüsel veya aşırı duygusal davranabilir. Sosyal kuralları ihmal edip uygunsuz konuşabilir, küfür edebilir, kendini kontrol etme becerisini yitirebilir ve çocuk gibi olabilir. Komadan yeni çıkan kişi kendine tamamen yabancı ve garip davranabilir.

Post-Travmatik Amnezi (Travma Sonrası Hafıza Kaybı)

Komadan sonraki bu dönem iyileşmenin normal bir parçasıdır. Tıbbi olarak post-travmatik amnezi (PTA) olarak adlandırılır. Post-travmatik amnezi veya travma sonrası hafıza kaybı geçmişte beynin uğradığı hasarın ardından günlük hafızayı oluşturamadığı bir dönem olarak tanımlanmıştı. Ancak daha yakın zamanda bu terim zaman, mekan ve kişi oryantasyonunun bozulmasını da içine alacak şekilde genişletildi. Yani beyin hasarı sonrası komadan uyanan kişi kim olduğunu, başına ne geldiğini, nerede olduğunu bilemeyebilir. İsmi, yakınlarının ismi, içinde bulunulan mevsim, devlet başkanının ismi gibi temel bilgileri bile hatırlamayabilir.

PTA Ne Kadar Sürer?

Genel olarak post-travmatik amnezi, öncesindeki koma süresinin 3-4 katı daha uzun sürer. Örneğin 3 hafta komada kalan bir kişide PTA 10 hafta veya daha uzun devam edebilir. PTA süresi uzun dönemli iyileşme sonuçlarını tahmin etmede kullanılan göstergelerden biridir. Sürenin uzamasının nihai iyileşme oranının azalması ile ilişkili olduğu bulunmuştur.

Kafa Travması Sonrası Hafıza Kaybı Belirtileri

Kafa travması sonrası hafıza kaybı döneminde kişi etrafında olup bitenlere bir şekilde cevap verir fakat şaşkındır. Her gün yaptığı aktivitelerini hatırlamayabilir. Geleceği düşünüp plan yapamayabilir. Bir yerden diğerine otomatik olarak gider ya da terapistinin verdiği görevleri ezbere yapar. Konuşabiliyorsa cevapları hatırlamadığı için aynı soruları tekrar tekrar sorabilir. Yakını sürekli yanında olmasına rağmen “Bütün gün neredeydin?” gibi sorular sorabilir.

Yaralanma veya kaza öncesine ait bazı hatıralar kalıcı veya geçici olarak yitirilebilir. Örneğin kazadan beş ay önce üniversiteden mezun olmuş bir genç hala okula devam ettiğini sanabilir. Aile üyelerini hatırlamayabilir veya etrafını anlamlandırmaya çalışırken sağlık çalışanlarını aile üyeleri ile karıştırabilir. Genelde bu durum geçicidir.

Komadan yeni çıkan hastalar oldukça ajite olabilir ve sakinleştirme çabaları sonuç vermeyebilir. Psikotik belirtiler, halüsinasyonlar görülebilir. Zarar verici davranışları durdurmak için sakinleştirici ilaçlar verilmesi gerekebilir. Bazen içinde bulundukları durumu açıklamak için gerçek ve hayallerin karışımından oluşan fantastik bir senaryo yaratabilirler. Dışardan mantıksız görünse de bu açıklamalar kişiyi tatmin edebilir. Çoğu kez hastalar doktor ve hemşireleri gardiyan olarak hayal eder, kötü davranışları nedeniyle kendilerini hapsettiklerine inanabilir.

Kafa Travması Sonrası Hastaya Nasıl Davranmalı?

Komadan yeni çıkmış hastanın sorularına olabildiğince basit kelimelerle ve kısa cümlelerle cevap verilmelidir. Kolayca yanıtlayabileceğinden emin olunan sorular dışında karmaşık soru sorulmamalıdır. Kişiye yanıt vermediği sorular sormak onu endişelendirebilir veya sinirlendirebilir.

Komadan uyanma ve post-travmatik amnezi dönemine geçiş aile için mutluluk kaynağı olabildiği gibi zor bir sürece de dönüşebilir. Daha önce hareketsiz, tepkisiz olan hasta uyanır ve hareket etmeye başlar. Ailesi ve yakınları rahatlar. Ancak bu dönemde çoğunlukla hastanın davranışları çocuk gibidir veya kendi karakterinin tamamen dışındadır. Bu görünüm ailenin iyileşme için daha çok uzun yol kat edilmesi gerektiğinin farkına vararak paniklemesine yol açabilir.

PTA yaşayan hasta rehabilitasyonun bu erken döneminde fazla dikkat gerektirmeyen, bol tekrarla öğrenilen becerileri edinebilir. Hareket, yürüme ve kendine bakım aktivitelerinde gelişme gösterebilir. Hastaya karşı tutarlı davranarak, onunla tartışmayarak davranış problemlerinde de aşama kaydedilebilir.

Hafıza Kaybı Yaşayan Kişi ile İletişimde İpuçları

  • Odaya her girişte kendinizi tanıtın.
  • Zamana oryante olabilmesi için sabah mı, öğlen mi, akşam mı, gece mi olduğunu söyleyin.
  • Dokunmadan önce onu uyarın.
  • Güvenini kazandığınızda sevdiği şeylerden ve beraber geçirdiğiniz mutlu anılarınızdan bahsedin.
  • Kaza öncesi hayatı üzerine konuşun fakat hayatını yeniden kurması fikrinden henüz bahsetmeyin.
  • Tanıdığı kişilerin fotoğraflarını gösterin.
  • Odasını tanıdığı eşyalarla dekore edin.
  • Kaza geçirdiğini ve hastanede olduğunu hatırlatın.
  • Güvenli bir yerde olduğunu, tehlikenin geçtiğini, zarar görmeyeceğini söyleyip rahatlatın.
  • Günlük tutarak günden güne olan değişim ve gelişmeleri not edin.
  • Kazayı hatırlamaya çalışmasını istemeyin. Bunu yapamaz ve hayal kırıklığına uğrayabilir.
  • Sabırlı olun. Beynin iyileşmesi çok uzun zaman alabilir.
  • Hastanın söylediği kötü sözleri veya yaptığı saldırgan hareketleri kişisel olarak algılamayın.
  • Post-travmatik amnezi dönemindeki kişi ne yaptığının tam olarak farkında değildir ve davranışlarından sorumlu tutulmamalıdır.

Brain Stem Strokes

Beyin Sapı İnmesi Belirtileri

Beyin sapı inmeleri, beyni etkileyen klasik inmelerden daha farklı belirtiler verebilir. Beyni etkileyen inmelerde genelde vücudun tek tarafında uyuşma ve güçsüzlük oluşur. Beyin sapı inmelerinde ise bu belirtiler vücudun tek tarafında ya da her iki yanda olabilir. Kol ve bacaklarda kuvvetsizlik oluşmadan sadece baş dönmesi ve ciddi denge bozukluğu belirtisi de verebilir. Beyin sapının üstlendiği fonksiyonlar nedeniyle pek çok hayati sistemde bozukluklar oluşabilir.

Beyin sapı inmeleri nefes almak ve kalp atımı gibi hayati fonksiyonları etkileyebilir. Yutma, göz hareketlerinin koordinasyonu gibi normalde düşünmeden gerçekleştirdiğimiz aktiviteler beyin sapı inmesi sonucu bozulabilir. İşitme, konuşma gibi fonksiyonlar da etkilenebilir; beyin sapı inmelerinde baş dönmesi (vertigo) önemli bir sorun olabilir. Beyin sapı inmesinde görülen konuşma bozukluğu dizartridir. Yani ağız kaslarının koordinasyonunda bozukluğa veya güçsüzlüğe bağlı olarak konuşma zorlaşır. Beynin daha üst merkezlerini etkileyen inmelerde ise afazi denilen lisan bozukluğu daha sık olarak ortaya çıkar. Beyin sapı inmeleri anlama-lisan fonksiyonunun genellikle etkilemediğinden hastanın fizik tedaviye katılımı daha kolay olabilmektedir.

“Beyin sapı inmeleri nefes alma, kalp atımı, konuşma, yutma, göz hareketleri, işitme gibi hayati fonksiyonları etkileyebilir.”

Beyin sapı, beyin ile vücut arasındaki sinyallerin geçtiği bir yer olması nedeniyle bu bölgedeki bir hasar vücudun çok farklı kısımlarını etkileyebilir. Vücudun her iki yanında ya da tek tarafta uyuşma veya kuvvetsizlik gelişebilir. Beyin sapı aynı zamanda kafaya dağılan sinirlerin çıktığı bölgedir. Bu sinir çekirdeklerinin etkilenmesi sonucu tat ve koklama duyusu bozulabilir.

Beyin sapı inmelerinde görülen diğer komplikasyonlar koma ve locked-in sendromudur. Koma bilincin kapalı olması ve uyku uyanıklık döngüsünün bozulması ile karakterizedir. Locked-in sendromunda ise kişinin bilinci açık olmasına rağmen göz kasları hariç vücudundaki tüm kaslar felce uğrar. Bu kişiler göz kırpma gibi göz hareketleri ile iletişim kurabilir.

Beyin Sapı İnmesinde Fizik Tedavi

Beyin sapı inmesi geçiren bir kişi hayati tehlikeyi atlattıktan sonra rehabilitasyon görmelidir. Rehabilitasyonda öncelikle hastanın klinik ve fonksiyonel durumu belirlenir. Buna göre hasta için anlamlı ve öncelikli tedavi hedefleri belirlenir. Örneğin yutma sorunu olan bir hastada yutma rehabilitasyonu öne çıkar. Baş dönmesi ve denge sorunları varsa denge egzersizleri yapılır. Göz hareketleri ve görmede kısıtlılık varsa buna uygun terapiler ve telafi stratejileri uygulanır. Kol ve bacaklardaki kuvvet kaybına yönelik ilk önce pasif hareketler, daha sonra hastanın kuvveti arttıkça aktif egzersizler yapılır. Uyuşma, hissizlik gibi duyusal problemler için duyusal yeniden eğitim terapileri yararlıdır. Konuşma bozukluğu olan hastalarda konuşma terapisi uygulanır.

Sonuç olarak beyin sapı inmeleri iyileşmez diye bir kural yoktur. Hastanın klinik durumuna göre belirlenecek tedavi hedeflerine ulaşmak için yoğun fizik tedavi ile fonksiyonel açıdan anlamlı iyileşmeler elde etmek mümkündür. İnme hafifse tedavi 6 ay içinde sonuç verir; ağır inmelerde bu süre 1 yıldan uzun sürebilir. Hastalar ve yakınları tedavi süresinden ziyade o anki tedavi hedeflerine odaklanmalı ve sabırla egzersizlerini uygulamalıdır.

Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Soru ve görüşlerinizi aşağıdaki kutucuğa yorum olarak yazabilirsiniz. Beyin sapı inmesi geçiren bir hastanız varsa muayene için iletişim sayfasından randevu alabilirsiniz.

Alcohol Use and Brain Injury

Alkol kullanımı ile travmatik beyin hasarı birbiriyle yakından ilişkilidir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılmış istatistiksel araştırmalara göre travmatik beyin hasarı (TBH) geçirmiş kişilerin üçte ikisinde alkol istismarı veya riskli içicilik olduğu görülmüştür. Tüm TBH’ların yaklaşık %30-50 kadarı alkollü iken ve yaklaşık üçte biri de başka maddelerin etkisindeyken yaralanma geçirmiştir. TBH geçirenlerin yaklaşık yarısı yaralanmadan sonra alkol tüketimini azaltmış veya tamamen kesmiştir. Buna karşın bazı hastalar ise TBH sonrasında da fazla alkol tüketimine devam etmekte ve bunun olumsuz sonuçlarıyla karşılaşmaktadır.

Pek çok kişi travmatik beyin yaralanması sonrası alkole daha hassas hale geldiklerini fark eder. Alkol içiciliği tekrar yaralanma riskini arttırır, bilişsel sorunları ağırlaştırır ve depresyon gibi psikolojik sorunlara zemin hazırlar. Ayrıca beynin iyileşmesini de olumsuz etkiler. Tüm bu etkileri nedeniyle beyin hasarı olan kişilerin alkolden uzak durması şiddetle tavsiye edilmektedir.

Alkol Beyin Hasarının İyileşmesini Nasıl Etkiler?

Travmatik beyin yaralanması sonrası beynin iyileşmesi çok uzun zaman alabilir. Ağır hasarlarda süreç yıllar boyunca sürebilir. Alkol beynin iyileşme sürecini yavaşlatır veya durdurur. Beynin iyileşmesi için mümkün olan en iyi koşulları sağlamak için alkolden uzak durulmalıdır.

Travmatik beyin hasarı kişide epilepsi (nöbet) oluşma riskini arttırır. Alkol nöbet eşiğini düşürebilir ve nöbetleri tetikleyebilir. Alkol kullanmamak nöbet gelişme olasılığını azaltır.

Travmatik yaralanma ve alkol hafıza ve düşünme gibi zihinsel beceriler üzerinde benzer negatif etkilere sahiptir. Alkol beyin hasarının yol açtığı zihinsel problemleri şiddetlendirebilir. Alkolün negatif etkileri alkol bırakıldıktan sonraki günler ve haftalarda da devam edebilir.

Alkol ve Duygudurumu

Travmatik beyin hasarı sonrasındaki ilk yılda depresyon sıklığı genel topluma kıyasla 8 kat artar. Alkol depresyonu tetikleyebilir veya var olan depresyonu şiddetlendirebilir. Bunun yanında antidepresan ilaçların etkisini de azaltabilir. Antidepresan ilaç kullanan kişiler alkol almamalıdır.

Alkol Kullanımı ve Cinsellik

Alkol kullanımı cinsellik üzerine de negatif etki eder. Cinsel istek azalır. Erkeklerde testosteron üretimini azaltır. Erkeklerde sertleşme ve boşalma sorunlarına yol açar. Hem erkeklerde hem de kadınlarda cinsel tatmini azaltır.

“Güvenli” Alkol Miktarı

Travmatik beyin hasarı sonrası beyin alkole daha hassas hale gelir. Bu da bir veya iki bardak içkinin bile güvenli olmayabileceği anlamına gelir. Beyin hasarı olan kişiler denge ve koordinasyon bozukluğu yaşar, bunları geliştirmek için özel egzersizler yapılır. Bu egzersizler sırasında kişinin tüm dikkatini vermesi, beynin öğrenmeye açık olması gerekir. Alkol tüm bu süreci bozar. Kısacası beyin hasarı geçirmiş bir kişi için güvenli kabul edilebilecek bir alkol dozu yoktur.

Alkol kişinin kullandığı çeşitli ilaçlarla etkileşebilir. Bazı ilaçların etkisini azaltırken diğerlerinin etkisini arttırabilir ve ölümcül sonuçlara yol açabilir.

Burada bahsettiğimiz pek çok olumsuz özellik marihuana, kokain, metamfetamin gibi illegal uyuşturucu ya da uyarıcı maddeler için de geçerlidir. Beyin hasarı geçirmiş kişiler bu maddelerin negatif etkilerine çok daha açık durumdadır ve kullanmamalıdır.

Pek çok kişi alkolü kendi kendine bırakabilir ancak bunu başaramayanlar psikiyatri uzmanlarından yardım alabilir.

Alkolü bırakmak istemeyenler zararlı etkileri azaltmak için bazı önlemler alabilir. Alkol tüketmeden önce yemek yemek ve su içmek kanda alkol seviyesinin aniden artmasını önleyebilir. Alkollü araç kullanmamak için ulaşım önceden planlanabilir, taksi kullanılabilir veya arkadaş grubu söz konusu ise alkol almayacak bir sürücü belirlenebilir. Yüksek alkol oranına sahip içkiler yerine bira tercih edilebilir veya sert içkiler suyla karıştırılabilir. Saatte bir birim içkiden hızlı içmemek, günde 2 içkiyi geçmemek zararlı etkileri azaltabilir. Kişi kendi için alkolsüz gün veya haftalar belirleyebilir. B1, B12 ve folat takviyesi almak alkolle ilişkili beyin hasarı riskini azaltabilir. Ancak beyin hasarı geçirmiş bir kişinin iyileşme şansını en yükseğe taşımak için hedefi alkolü tamamen bırakmak olmalıdır.

Referans

Weil ZM, Corrigan JD, Karelina K. Alcohol Use Disorder and Traumatic Brain Injury. Alcohol Res. 2018;39(2):171–180.

Visual Exercises for Brain Injury

İnme veya beyin hasarı nedeniyle görme sorunları yaşayan kişiler için özel egzersiz ve terapi yöntemleri mevcuttur. İnme geçirmiş kişilerde çift görme, bulanık görme, görme alanının bir kesiminde körlük (hemianopsi), odaklanma problemleri gibi çok farklı problemler olabilir. Bu yazıda görme sorunlarını hafifletmeye yardımcı bazı egzersiz ve alıştırmalardan bahsettik. Başlangıçta bir gözü kapatıp her gözü ayrı ayrı çalıştırmak, buna alışınca iki göz açıkken egzersizlere geçmek daha kolay olabilir.

Görme Egzersizleri

  • Hastanın yaklaşık 40 santimetre önünde bir kalem tutun. Kalemi yavaşça sağ-sol ve aşağı-yukarı yönde sırayla hareket ettirin. Hasta başını oynatmadan sadece gözleriyle kalemi takip etmeye çalışmalıdır.
  • Bu defa kalemi hastanın burnuna doğru yavaşça yaklaştırıp uzaklaştırırken takip etmesini isteyin. Kalem burna yaklaşırken göz içe doğru dönmelidir. Egzersizi önce tek göz kapalıyken daha sonra her iki göz açıkken yapabilirsiniz.
  • Eğer hastanın sağ ya da sol görme alanında bozukluk varsa, bir kitabın sayfalarını sorunlu tarafa göre işaretleyin. Örneğin sol görme alanında kayıp olan bir kişi için kitabın satır başlarını kırmızı bir kalemle yukarıdan aşağıya çizgi çekerek işaretleyin. Kırmızı çizgiye bakarak nereden okumaya başlayacağını bulmasını söyleyin. Sağ taraftaki görme alanı azalmış biri içinse satır sonlarını yukarıdan aşağıya kırmızı ile işaretleyebilirsiniz. Böylece hastaya satırı nereye kadar okuması ve nerede aşağı geçmesi gerektiğine yönelik ipucu sağlamış olursunuz.
  • Yakın görmeden uzak görmeye geçiş için kişiden önce yakındaki bir eşyaya, daha sonra da uzaktaki bir eşyaya bakışlarını odaklamasını isteyin. Yavaş ritmde başlayın ve alıştıkça iki nokta arasında gözlerini daha hızlı hareket ettirmesini isteyin.
  • Görme alanında tarama fonksiyonunu geliştirmek için bir paragrafta yer alan tüm “a” harflerini bulmasını isteyebilirsiniz. Görme alanı kaybı yaşayan bir hastada kolaylık sağlamak için yukarıda anlattığımız şekilde satır başı veya satır sonunu işaretleyebilirsiniz.
  • Her iki elinize birer kalem alın ve hastanın karşısına geçin. Bir elinizi diğerine göre daha yakın tutun ve hastadan hangi kalemin daha yakında olduğunu söylemesini isteyin. Görme alanında sorun varsa bu şekilde tespit edebilirsiniz.
  • Kağıda bir şekli veya nesneyi yarım olarak çizin ve hastadan diğer yarısını tamamlamasını isteyin.
  • Görsel takip becerisi gerektiren bilgisayar oyunlarını deneyebilirsiniz.
  • Kelime bulma, noktaları birleştirme gibi bulmacalar oynayın.
  • Odaya birkaç farklı eşya yerleştirerek hastaya bulunduğu yerden bakışlarını gezdirerek bulmasını isteyin.
  • Küçük fontlar zor okunuyorsa daha büyük fontlu yazılar seçebilirsiniz. Bilgisayarlarda fontları büyüten ayarları deneyerek en rahat okunanı bulabilirsiniz.

Brain Edema Symptoms and Treatment

Ödem veya şişlik vücudumuzun hasarlanmalara karşı olan doğal bir cevabıdır. Hasarlı bölgedeki kan damarlarının geçirgenliği artarak, doku içine bağışıklık sistemi hücreleri, protein ve sıvı geçişi olur. Bu sürece ayağımızı burktuktan sonra oluşan şişlik benzeri olaylarla tanık olmuşsunuzdur. Beyin ödemi de benzer bir mekanizma ile olur.

Kimlerde görülür? Neden olur?

  • Travmatik beyin hasarı (düşme, trafik kazası, spor ya da şiddet olaylarına bağlı kafa yaralanmaları)
  • İskemik inme (beyin damarı tıkanıklığı ya da beyne pıhtı atması)
  • Beyin kanaması
  • Beyin tümörü (çevre beyin dokusunu sıkıştırır, dolaşımı bozar, kafa içi basınç artar)
  • Enfeksiyon (enfeksiyonlar bağışıklık sistemi cevabına yol açar, beyin damarlarının geçirgenliği artar, beyin ödemi olur)
  • Akut dağ hastalığı (vücut alışmadan çok yüksek rakıma çıkıldığında oksijen azlığı nedeniyle olur)

Beyin ödemi neden tehlikelidir?

Beyin ödemi çok ciddi ve tehlikeli bir durumdur, çünkü beyin kafatası içinde sabit hacimli bir yerdedir. Sıvı artışı ve ödem olursa şişlik oluşmaya izin verecek fazla boşluk yoktur. Bu durumda kafa içi basınç artmaya başlar. Kan diğer akışkanlar gibi yüksek basınçtan alçak basınca hareket eder. Kafa içi basınç artışı beyne gelen kan akımının azalmasına neden olur. Beyne gelen oksijen azalır. Oksijen yetersizliği beyin hücrelerindeki hasarın artmasına yol açar. Kafa içi basınç çok yükselirse, beyin yapıları mevcut tek açıklık olan omurilik kanalına doğru fıtıklaşma yapabilir ki bu ölüme neden olabilir.

Beyin ödemi hangi şikayetlere yol açar?

  • Baş ağrısı
  • Bulantı
  • Kusma
  • Baş dönmesi
  • Hafıza sorunları
  • Konuşma güçlüğü
  • Nöbetler
  • Görme kaybı
  • Güçsüzlük
  • Bilinç kaybı
  • Solunum durması (beyin fıtığı durumunda)

Beyin ödemi tedavisi nasıl olur?

Kalıcı hasar ya da ölümle sonuçlanabildiğinden beyin ödemine hemen tanı konulmalı ve tedavi başlanmalıdır.

İlaç tedavisi: Eğer ödem nedeni beyinde damar tıkanıklığı ise, hasta gerekli kriterleri karşılıyorsa pıhtı çözücü tedavi verilir. Sıvı miktarını azaltan idrar söktürücü (diüretik) tedavi verilebilir. Kortikosteroidler bağışıklık sistemini baskıladığı için kullanılabilir. Kanın su çekici özelliğini arttıran ilaçlar beyin ödeminin kısa süre için azaltılmasını sağlayabilir.

Cerrahi: Ağır vakalarda kafa içi basıncı azaltmak için ameliyat gerekebilir. Ameliyatta kafatasının bir kısmı kesilip çıkarılabilir, eğer damar çatlamasına bağlı kanama varsa damar onarımı yapılabilir. Kafa içine şant takılarak fazla sıvının boşalması ve basıncın azalması sağlanabilir.

 

Traumatic Brain Injury Symptoms

Kafa yaralanmaları baş bölgesindeki cilt, kemik veya beyin dokusunda travmaya yol açabilir. Beyinde bir dış kuvvete bağlı olarak hasar gelişen durumlara travmatik beyin hasarı denilir. En sık olarak trafik kazaları, düşmeler, spor kazaları ve şiddet eylemlerine bağlı oluşur.  Bu türden yaralanmalar geçiren kişilerde travmatik beyin hasarı belirtileri mutlaka fark edilmelidir; çünkü acil tedavi gerektirir. Travmatik beyin hasarı sonrası iyileşme, fizik tedavi ve rehabilitasyonun özel ilgi alanlarından biridir.

Travma beyinde doğrudan veya dolaylı hasara yol açabilir. Beyin dokusunun darbenin direkt etkisine bağlı zedelenmesi doğrudan hasardır. Doğrudan hasar, yaralanma esnasında veya çok kısa süre içinde gerçekleşir. Dolaylı yaralanma ise dolaşımsal ve metabolik bozukluklara bağlı ortaya çıkar. Saatler, günler ya da haftalar içinde etkisini gösterebilir. İyi bir tıbbi bakımla dolaylı yaralanmalar önlenebilir veya etkisi azaltılabilir.

Beyin Sarsıntısı (Konküzyon)

Hafif yaralanmalar beyin sarsıntısı olarak bilinen konküzyona yol açar. Beyin sarsıntılarında fiziksel bir hasar tespit edilemez fakat beyin fonksiyonlarında bazen sadece birkaç saniye, bazense birkaç ay sürebilen bozukluklar görülür.

Beyin sarsıntısında baş ağrısı, birkaç saniye veya dakikalık bilinç kaybı, yaralanma sürecinde yaşananları hatırlamama, işitme, görme, tat ve koku duyularında değişiklikler, dikkat eksikliği, kafa karışıklığı, duygusal dalgalanmalar, yorgunluk gibi belirtiler görülebilir. Beyin sarsıntısı genelde iyileşir. Ancak bir beyin sarsıntısının etkisini atlatamadan ikinci kez travmaya maruz kalmak “ikinci darbe sendromu” denilen ölümcül duruma yol açabilir. Bu nedenle istirahat dönemi çok önemlidir.

Kafa yaralanması geçiren kişide orta veya ağır travmatik beyin hasarı belirtileri şunlardır:

  • Geçmeyen ve gittikçe kötüleşen baş ağrısı,
  • Bulantı ve birden çok kez kusma,
  • Konuşma bozukluğu,
  • Nöbet geçirme,
  • Bilincin birkaç dakikadan uzun süre kapanması ve uyandırılamama,
  • Bir ya da her iki göz bebeğinde genişleme,
  • Kol veya bacaklarda uyuşma,
  • Kafa karışıklığı ve sinirliliğin gittikçe kötüleşmesi.

Travmatik Beyin Hasarı Geçiren Bir Kişide Erken ve Geç Dönemde Ortaya Çıkabilecek Ek Sorunlar

Bilinç bozuklukları, nöbetler (epilepsi), kan basıncı, kalp hızı ve vücut sıcaklığı kontrolünün bozulması (otonom disfonksiyonlar), eşlik edebilecek kafa siniri yaralanmaları, heterotopik ossifikasyon denilen kas veya başka yumuşak dokularda ağrı ve eklem kısıtlılığına yol açabilen kemikleşmeler, bacak damarlarında pıhtı oluşması (derin ven trombozu) ve bu pıhtının yerinden koparak akciğer damarlarını tıkaması (pulmoner emboli), işeme ile ilgili sorunlar, yutma ve beslenme sorunları, kaslarda istemsiz sertlik ve kasılmalar (spastisite), kas güçsüzlüğü, hormon sistemi ile ilgili bozukluklar, kandaki tuz dengesinin bozulması, psikiyatrik sorunlar, hafıza ve dikkat kaybı.

Travmatik Beyin Hasarında Fizik Tedavi

Travmatik beyin hasarı, inme gibi beynin etkilendiği bir sorundur. Travmatik beyin hasarı belirtileri inme ile benzerlikler gösterse de kendine özgü özellikleri vardır. Bu nedenle travmatik beyin hasarlı hastalar alanında uzmanlaşmış ve tecrübeli, başında fizik tedavi ve rehabilitasyon hekiminin olduğu çok disiplinli bir rehabilitasyon ekibi tarafından tedaviye ihtiyaç duyar. Rehabilitasyon ekibinde uzman hekim yanında rehabilitasyon hemşiresi, fizyoterapist, iş uğraşı terapisti, konuşma terapisti, ortez protez teknikeri, sosyal çalışmacı gibi sağlık profesyonelleri yer alır. Hasta gereken durumlarda nöroloji, beyin cerrahisi, psikiyatri, iç hastalıkları gibi bölümlere konsülte edilebilir. Rehabilitasyon programı her hasta için, onun klinik durumuna uygun olarak özel şekilde planlanır. Tedavinin seyrine göre yaniden planlama yapılır. Rehabilitasyonunu nihai amacı hastanın ev ve toplum yaşamına geri kazandırılmasıdır.

Brain Injury Treatment

Beyin hasarı travmatik veya travma dışı nedenlere bağlı olabilir. Travmatik olmayan beyin hasarı nedenlerinden inme, kanser, zehirlenme, enfeksiyon gibi durumlarda akut dönemde hastalığa özel yaklaşımlar mevcuttur. Kronik dönemde ise beyin hasarının sonuçları, ilk olay yanında, etkilenen beyin bölgesi ve hasarın şiddeti ile ilişkilidir ve rehabilitasyon yaklaşımları aynı temel prensiplere dayanır.

Akut Dönem Tedavisi

Kafa ya da beyin yaralanması olan herkese acil tıbbi bakım sağlanmalıdır. Hafif görünen kafa yaralanmaları bile ciddi sonuçlar doğurabilir. Beyin hasarı olup olmadığı ve varsa şiddeti nörolojik muayene, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme (emar) ile anlaşılabilir.

Beyin yaralanmalarında genelde ilk darbe veya hastalık anında olan birincil hasar ile ilk hasardan saatler veya günler içinde kafa içi basınç artışı, beyin ödemi gibi nedenlerle gerçekleşen ikincil hasar söz konusudur. Acil tıbbi tedavi ikincil hasarların engellenmesi veya azaltılmasını sağlar.

Akut tedavide öncelikle acil serviste hastanın hayati fonksiyonları kontrol altına alınır. Daha sonra takip için yoğun bakıma yatırılması gerekebilir. Travmatik beyin hasarında başın yüksekte tutulması, oksijen desteği, nöbet oluşmasını engelleyici ilaç tedavisi, beyin ödemini azaltmak için kanın su tutma kapasitesini arttıran “hiperosmolar tedavi”, ilaçlarla beynin uyutularak enerji ihtiyacının azaltılması yöntemleri kullanılmaktadır. Ayrıca beyin hasarını azaltmak için tüm vücut veya beyin soğutma da uygulanabilmektedir. Ameliyat gerekip gerekmediğini anlamada muayene ve tomografi yanında kafa içi basınç izlemi de yararlıdır. Hematom denilen kan birikimi olmuşsa kraniyotomi denilen kafatasında delik açma yöntemi ile kan boşaltılır, kanama durdurulur. Eğer beyin ödemi varsa dekompressif kraniyektomi denilen kafatası kemiğinin bir kısmının açılıp çıkarılma yöntemiyle beyine genişleyebileceği alan sağlanır (1).

Travmatik beyin hasarının akut döneminde yeni tedavi yöntemleri

 

Beyin hasarının erken dönem tedavisinde başarı oranını arttırmak için bilimsel çalışmalar sürmektedir. Kalsiyum kanal blokörleri, propranolol, statinler, amantadin (dopamin agonisti), siklosporin A, glibenklamid, minosiklin, traneksamik asit, eritropoietin, sinir büyüme faktörü (NGF), TNF blokerleri, NNZ-2566 proteini, SB100B proteini akut dönem medikal tedavi etkinliği açısından klinik düzeyde araştırılan bazı ilaç ve proteinlerdir. Klinik öncesi düzeyde ise timozin beta 4 polipeptidi, eksozomlar, interlökin-1 reseptör antagonisti, insan rekombinant doku plazminojen aktivatörü, mikro RNA’ların travmatik beyin hasarı tedavisinde kullanılabilirliği araştırılmaktadır (2).

Beyin Hasarının Etkileri

Beyin hasarına bağlı olarak kol veya bacakta güçsüzlük gibi felç durumları ilk bakışta anlaşılabilen etkilerdir. Fakat beyin hasarı zihinsel, duygusal ve davranışsal etkilere de neden olur ve bunların hasta ve çevresindeki kişiler tarafından anlaşılması daha güç olabilir.

Beyin hasarı kim olduğumuzu, düşünme ve hissetme şeklimizi etkileyebilir. Her beyin hasarı kendine özgü sonuçlara yol açabilir. Beyinde hasarlanan yer, hasarın büyüklüğü, hasarın nedeni gibi özellikler kişinin etkilenme şeklini belirler. Ağır beyin hasarları koma, bitkisel yaşam ve hatta ölüme neden olabilir.

Her beyin hasarının sonuçları kendine özgü olmak ile birlikte, beyin hasarına neden olan ilk olayın yanında, etkilenen beyin bölgesi ve hasarın şiddeti ile ilişkili olarak çok çeşitli sorunlar gelişebilir. Rehabilitasyon tüm bu sorunları kapsayıcı nitelikte olmalıdır.

 

 

Beyin Hasarı Rehabilitasyonunda Temel Prensipler

Beyin hasarı tedavisi için rehabilitasyon merkezine yatırılan bir hasta öncelikle fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimi tarafından her yönüyle değerlendirilir. Bununla beraber çok sayıda sağlık çalışanı hastanın iyiliği için ekip halinde görev yapar. Elbette hasta ve hasta yakınları bu ekibin merkezinde yer alır. Hastanın hayati tehlikesi geçtikten sonra erken dönemden itibaren rehabilitasyon başlanmalıdır.

  • Yutma fonksiyonu değerlendirilir ve gereken önlemler alınarak tedavi edilir.
  • Diyeti diyetisyen tarafından düzenlenir.
  • İlaç tedavileri ve hasta bakımı rehabilitasyon hemşireleri tarafından takip edilir.
  • Konuşma veya anlama bozukluğu varsa iletişim becerilerini kazandırmaya yönelik konuşma terapisi yapılır.
  • Kendine bakım ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlık kazanması için iş uğraşı terapisi yapılır.
  • Hareket özgürlüğünü sağlama (yataktan sandalyeye geçiş, yürüme, denge) için fizyoterapistler tarafından egzersiz programı uygulanır. Bu konuda robotik rehabilitasyon, bilgisayar destekli denge cihazı gibi yüksek teknoloji araçları kullanılabilir.
  • Hekimin değerlendirmesi sonucu ortez teknikerleri hastaya uygun ortezleri üretir ve kontrolünü yapar.
  • Ağrı, eklem tutukluğunu azaltma veya kas güçlendirme için elektrik stimülasyonu ve ısıtıcı tedavi gibi uygulamalar fizik tedavi teknikerlerince yapılır.
  • Psikiyatrik değerlendirmesi uzman hekim tarafından yapılıp gerekiyorsa tedavi verilir.
  • Sosyal çalışmacı hastanın yeni durumuna uygun iş bulmasını veya sosyal destek almasını sağlar.
  • Kronik dönem beyin hasarı tedavisinde kök hücre terapisi, transkraniyel manyetik stimülasyon, zenginleştirilmiş çevre terapisi araştırılan yeni yöntemlerden bazılarıdır.

Referanslar

  1. Galgano M, Toshkezi G, Qiu X, Russell T, Chin L, Zhao L-R. Traumatic Brain Injury: Current Treatment Strategies and Future Endeavors. Cell Transplantation. 2017;26(7):1118-1130. doi:10.1177/0963689717714102.
  2. Xiong Y, Zhang Y, Mahmood A, Chopp M. Investigational agents for treatment of traumatic brain injury. Expert opinion on investigational drugs. 2015;24(6):743-760. doi:10.1517/13543784.2015.1021919.